loader

“Peynir, süt, elma ve havuç gibi besinler, içeriklerindeki bazı maddelerle tükürük akışını uyararak, ağızdaki asit miktarını azaltarak temizliğe yardımcı olur ve dişin yapısını güçlendirir. Ayrıca elma ve havuç gibi meyvelerin ısırılarak yenmesi, dişlerin mekanik olarak temizlenmesine ve diş eti sağlının korunmasına yardımcı olur. Bu meyvelerin lifleri, çiğneme sırasında doğal diş fırçası görevi yapar”

No Comment
Read More

Neler dişlerimizi çürütüyor?

Besinlerden ağzımızda asite dönüşen her şey, çürüğe neden olabilir.
Karbonhidratlı yiyecekler, şeker, çikolata, hatta pilav ve makarna da dahil.
Ama bu hiçbir şey yemeyeceğimiz anlamına gelmesin. Yediğimiz şeylerin asite
dönüşmesini engellememiz gerekir. Bunun tek yolu da mekanik temizliktir.

Dünya Sağlık Örgütü diş çürüğünü davranış ve beslenme hastalığı olarak
tanımlıyor. Asite dönüşen gıdaların sık sık tüketilmesi çürük riskini
artırıyor.

Bu nedenle de ana öğünlerde alınması öneriliyor. Yani makarnayı ana öğünde
yiyeceksiniz. Sağlıklı bir vücut için beslenme alışkanlığı önerileri neyse,
çürüğe karşı da aynı şeyler öneriliyor. Bol sebze ve meyve yenilmesi, bol su
içimi, pilav ve makarnanın ana öğünde alınması gibi…

BOL SU İÇİN

Tatlı, çürüğü artırır mı?

Bakteriler en kolay şekeri asite dönüştürdüğü için tatlılar diş çürüklerini
artırır. Kişinin canı çekiyorsa, ana öğünde tatlı yemesini tavsiye ederim.
Hemen ardından, dişlerin fırçalanması gerekir. Şekerli ve nişastalı gıdaları
tükettikten sonra ağzı temizlemek için yapılabilecek en kolay şey; üstüne su
içmektir.

Bazı meyveler çürükleri artırır mı?

Limon gibi asit içeriği yüksek, ekşi meyveler dişe doğrudan zarar verir.
Bazen insanlar limonu tuzlayıp yer. Bu; dişler için çok zararlıdır. Diş
yüzeyinde ciddi madde kaybına neden olur. Sert dokuyu yumuşatır. Limonu
geleneksel şekilde salata sosu ya da çorba sosu şeklinde tüketmek gerekir.
Direkt yemek doğru değildir. Ekşi şeyler asitlidir. Bunlar yendiğinde,
dişler öğütme hareketi yapar gibi birbirine değer ve gıcır gıcır eder. Yani
dişlerde aşınma olur. Asitli meyveler yendikten sonra dişler hemen
fırçalanmamalıdır. Çünkü asit dişlerin üzerindeki sert dokuyu yumuşattığı
için fırçalamanın mekanik etkisi ile dişler aşınabilir. Meyvelerden elmanın
kabuğu ile ısırılarak yenilmesi ise, diş sağlığı için çok yararlıdır.
Dişlerin üzerinde temizleme etkisi yaratır. Karbonhidrat içeriği yüksek muz,
incir ve aşırı şekerli meyveler ise; dişler üzerinde herhangi bir tatlının
yaptığı etkiyi yapar. Bunları yedikten sonra dişler fırçalanmalı, en azından
ağız su ile çalkalanmalıdır.

Peynir yiyenlerin dişleri sağlam olur mu? Çok süt içenlerin dişleri daha
mı beyazdır?

Bunlar doğru değil. Çünkü dişlerin yapısı, daha diş ağız ortamına çıkmadan
son şeklini almıştır. Dolayısıyla peynirin ancak ağızdaki asit ortamını
tamponlama özelliği fayda sağlar. Dişlerin yapısına ise, herhangi bir etkisi
olmaz. Dişlerin beyazlamasında süt veya herhangi başka bir yiyeceğin etkisi
yoktur.

Yemeklerden sonra kürdan kullanımını diş sağlığı açısından öneriyor
musunuz?

AHŞAP KÜRDAN YASAK!

Kürdan plastikse öneriyorum. Ama sofralarımızda çoğunlukla ahşap kürdan
kullanılıyor. Bunlar dişler üzerinde kırılma riski yarattığı için bu tür
kürdanları önermiyoruz.

Süt, peynir ve yumurta ağız kokusuna yol açar.

Ağız kokusunu artıran ve azaltan gıdalar nelerdir?

Proteinli gıdalar ağız kokusunu artırır. Her türlü et, süt, peynir
yenildiğinde ağızda kalırsa, kötü ağız kokusuna neden olur. Ayrıca sarımsak
ve soğan da kötü koku yapar. Karanfil ya da sakız çiğnenmesi ağız kokusunu
baskılayabilir ama gidermez. Ağız kokusundan kurtulmak için diş fırçalamak
şarttır. Çoğu kez kötü ağız kokusu, kişinin kendisi tarafından fark edilmez.
Ağız kokusunun asıl nedeni, ağız ortamındadır. Yediklerimiz içtiklerimiz,
diş çürükleri, diş taşları, problemli dişetleri ve eski protezler; kötü ağız
kokusunun başlıca nedenleridir. Tedavi ve ağız bakımı ile bunlar
giderilebilir. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı çok önemlidir. Dil de,
kökü koku yapabilir. O yüzden dilin iyi temizlenmesi gerekir. Tükürük azlığı
da kötü ağız kokusuna sebep olabilir. Bol su içip sık ve kısa aralıklarla
şekersiz sakız çiğnenmelidir. Ağız nemlendirici gargaralar da
kullanılabilir.

Daha beyaz dişlere sahip olmak için tüketilmesini önerdiğiniz yiyecekler
var mı?

Dişi çekmek son çaredir!

Biz diş hekimleri için dişin kaybı, hasta kaybı gibidir. Diş, prensip olarak
kökünden sallanmadığı sürece çekilmez. İstisnai durumlar hariçtir. Eğer
kökte kırık varsa ya da problemli ve yenilenemeyecek durumda eski kanal
tedavileri varsa, diş çekilmek zorunda kalınabilir. Çoğunlukla çekim kararı
verirken diş röntgeninden yararlanırız. Bazen hiç belirti vermeyen dişin
bile, çekimi söz konusu olabilir. Çoğu zaman hastalar bize, ‘Ağrıyan dişimi
çek’ diye gelir ama biz çekmeden tedavi ederiz.

Diş ağrısına karşı buz!

Diş hekiminden yararlanmak gerekir. Ama gecenin bir vakti dişlerinizde ağrı
başlarsa ve siz doktorunuza ulaşamazsanız, sıcak ya da soğuk uyaranlarla
ağrıyı rahatlatabilirsiniz. Size hangisinin daha iyi geldiğine bakarak,
ağzına buz alabilir ya da ılık su ile çalkalayabilirsiniz. Ağrı nedeni çürük
bir diş ise, çürüğün içindeki yemek artıkları temizlenip yerine
yuvarlatılmış pamuk konabilir. Ağrıya neden olan dişetlerine ılık tuzlu su
gargarası iyi gelir. Kimsayal tahriş özelliği olan kolonya, rakı, aspirin
gibi şeyler ağrıyan dişin üzerine konulmaz. Uygulanırsa da, dişetinde büyük
tahribata neden olur.

Kanayan dişeti düşük nedeni!

Hamileliğin ilk aylarında yaşanan bulantı ve kusmalar nedeniyle, mide
asidinin dişler üzerinde aşındırıcı etkisi olur. Hamilelikte değişen
hormonlar nedeniyle, dişetleri kanar. Hamileler dişleri kanıyor diye
dişlerini fırçalamazlarsa, çürük riski artar. Hamilelik sırasında bebeğin
kalsiyum ihtiyacını dişlerden aldığı düşünülür. Bu, yanlış bir düşüncedir.
Dişler o yüzden dökülmez. Dişeti enfeksiyonu olan kadınlarda düşük görülme
oranı daha fazladır.

Çürüklere karşı ara ögünler

Ara öğünlerde salatalık, havuç, elma, tuzlu fıstık, ceviz, fındık, patlamış
mısır yenmesini öneriyoruz. Bunlar, çürük riski taşımaz. Sert kabuklu
kuruyemişlerin (fındık kabuğu gibi) dişlerle kırılması çok yanlıştır. Pek
çok diş ve protez, bu nedenle kırılıyor.

No Comment
Read More

Çene Cerrahisi ve Çene Cerrahi Operasyonları

1-YİRMİLİK YAŞ DİŞİNİN ÇEKİLMESİ
2-APSE VE KİST OPERASYONLARI
3-DİŞ ÇEKİMİ
4-İMPLANT

1-Yirmi Yaş Dişleri ve Çekilmesi

Ağzımızda en son süren dişler yirmi yaş dişleridir. Genellikle yirmili yaşlarda sürdükleri için bu isimle veya akıl dişi olarak da adlandırılırlar. Bazı kişilerde de doğuştan hiç yirmi yaş dişi germi oluşmamıştır. Dolayısıyla bu kişilerde yirmi yaş dişleri hiçbir zaman sürmez. Ancak bazen bu dişler oluştukları halde sürme problemleri oluştururlar. Çenede yer olmaması veya çeşitli nedenlerle yirmi yaş dişlerini çekmek gerekebilir.

Yirmi yaş dişinin çekilmesini gerektiren haller nelerdir?

Ağzımızda en son süren dişler üçüncü azı dişleridir. Genelde 17 ile 25 yaşları arasında sürmeye başlar. Eğer doğru pozisyonda sürerlerse ve çevre dokulara zarar vermiyorsa bu dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Çene kemiğine kaynaşmış ve anormal pozisyonlu bir dişin ileride yol açacağı zararlar göz önüne alınarak çekimine karar verilebilir. Diş arkındaki yer darlığı durumlarında dişin sürmesi dişeti-kemik ve diğer komşu diş engeline takılabilir.

Hangi durumlarda yirmi yaş dişleri çekilmelidir?

Çürük:

Tükürük, bakteri ve yiyecek parçaları yeni çıkmakta olan dişin açtığı yuvada birikerek hem yirmilik dişi hem de yanındaki azı dişini tehdit eder. Bu tip çürükleri fark etmek ve tedavi etmek oldukça zordur. Ağrı ve enfeksiyona yol açan ve apseyle sonuçlanan ağır tablolar meydana gelebilir.

Dişeti hastalığı (perikoronit):

Kısmen çıkmış bir yirmilik dişin, dişetinde bakteri ve yiyecek artıklarının depolandığı bir enfeksiyon odağı oluşur. Bu durum ağız kokusu, ağrı, ödem ve trismusa (ağzın tam açılamamsı hali) sebep olur. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna yayılabilir. Yirmilik dişin etrafındaki bu enfeksiyona yatkın zemin her seferinde kolayca enfekte olmaya adaydır.

Basınç ağrısı:

Sürme sırasında yer darlığı nedeniyle komşu dişlerde basınç oluşabilir ve sıkışmadan dolayı bir ağrı hissedilebilir. Bazı durumlarda bu basınç ödem ve şişmeye yol açar.

Protezle ilgili sebepler:

Protez planlaması yapılan bir ağızda yirmilik dişleri hesaba katmak gerekir. Çünkü, yirmilik diş çekildikten sonra değişen ağız yapısına göre yeni bir protez yapmak gerekecektir.

Kist oluşumu:

Gömük bir dişin sebep olduğu kistik lezyon vakaları gözlenmiştir. Kistik lezyonlar kemik yıkımına, çene kemiğinde kendiliğinden oluşan kırıklara ve çevredeki dişlerin yer değiştirmesine ya da zarar görmesine sebep olur. Kemik yıkımını önlemek için diş çekilmeli ve kist temizlenmelidir. Nadiren bu kist çok geniş alanlara yayılırsa tümörlere dönüşebilir ve çene kemiğine kendiliğinden kırıklara sebep olabilir.

Ortodontik nedenler:

Tamamlanmış bir diş arkında yer olmaması durumunda sürmekte olan yirmi yaş dişleri ark formunu bozacaksa çekilmeleri gerekir.

Dişlerin kök uçlarında gelişen enfeksiyonların giderilmesi için, iltihaplı kök ucu ve iltihabın yayıldığı çevre dokuların temizlenmesi için kanal tedavisi yapılamayan durumlarda uygulanan bir operasyondur.

Apse ve Kist Operasyonları ( Apikal Rezeksiyon )

Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:
Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisi’nin tam yapılamaması,
Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,
Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa, kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla,
Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,
Diş kökünde kist oluşan vakalarda,
Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.
Modern Diş hekimliğinin ana amacı, diş kayıplarının önüne geçmektir. Artık diş hekimleri, doğal dişleri ağızda tutmak için ellerinden gelen çabayı göstermektedirler. Çünkü; tek bir dişin kaybı bile genel diş sağlığı ve görünümde olumsuz değişikliklere neden olmaktadır.

Diş Çekimi

Tüm bu çabalara karşın :
Tedavi edilemeyecek veya restorasyon yapılamayacak büyüklükte diş çürüklerinde,
İleri Periodontal (Dişeti) rahatsızlıklarında,
Diş köklerinde tedavi edilemeyen enfeksiyon ve apselerde,
Ortodontik tedavi amacıyla,
Malpoze (aşırı önde veya arkada bulunarak diş sırasında yer almayan) dişlerin,
Onarılamayacak kadar kırılmış diş ve diş köklerinin,
Gömülü dişlerin çekimleri yapılmaktadır.

No Comment
Read More

KÖPRÜ VE SABİT PROTEZ NEDİR?

Bir veya birden fazla dişin kaybı durumunda oluşan boşlukları doldurmak için, komşu dişlerden destek alınması esasına dayanan bir tedavi şeklidir. İki türü vardır; Sabit köprü, bağlantıları sadece bir uzman tarafından koparılabilir. Hareketli köprü, ağız temizliği esnasında kişi tarafından çıkarılabilir. Ancak günümüzde pek uygulanmamaktadır. Niçin köprüye ihtiyaç duyulur? Görünümünüz, diş sağlığınız ve diş çene işlevleri için gereklidirler. Bir köprü yüzünüzün doğal şeklinin korunmasında ve dudak yanak’ın desteklenmesinde yardımcı olabilir. Bir azı dişinizin kaybı, yüzünüzün olduğundan daha yaşlı ve yıpranmış görünmesine sebep olabilir. Daha da önemlisi eksik dişlerin giderilmemesi ağız ve diş sağlığını bozar. Her bir diş, bir diğerini tamamlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bir diş kaybedildiğinde, diğer dişler kayıp dişin oluşturduğu boşluğa doğru zaman içinde hareket eder veya eğilirler. Karşı çenedeki diş de boşluğa uzar. Bu alışılmadık diş hareketleri, hem dişte hem de dişetinde gerilimlere yol açar. Bütün bunlara ilaveten, dişeti ve kemik dokularda tahribat meydana gelir. Normal – doğal diş temasları bozulduğu için, dolayısıyla fizyolojik temizlik de engellendiğinden, dişler çürümeye eğilimli hale gelirler. Bir diş kaybedildikten hemen sonra Geride kalan dişlerin sürüklenerek şekil bozukluğu oluşturması Kayıp dişler çiğneme ve konuşmayı olumsuz yönde etkiler. Konuşurken bir çok sesi çıkarmaya yardımcı oldukları için düzgün konuşmak eksiksiz bir diş yapısıyla mümkündür. Ayrıca, tek taraflı çiğnemek eklemlere patolojik yük bindirir. Bir köprü nasıl tutturulur? Sabit bir köprü, kayıp dişin yokluğundan kaynaklanan boşluğa doğru, yanındaki doğal dişlerden destek alınarak yapıştırılır. Böylece yapay bir diş, kayıp dişin yerini alır. Yapay diş, doğal dişlerin üzerine hazırlanan kuronlara tutturulur. Farklı tipte köprüler mevcut mudur? Evet! İmplantlar, yapay dişi doğrudan çeneye veya dişetinin altına tuttururlar. İmplant işlemi, cerrahi müdahale gerektirdiğinden, genel sağlığın yerinde olması ve implantın yerleştirilebilmesi için yeterli kemik yapısına sahip olması gerekir. Bazı örneklerde, adeziv sistemle (bonding) yapılan köprüler de (maryland) kayıp dişlerin telafisi için kullanılır. Bu köprüler, diğer dişlere özel bir işlemle tutturuldukları için kuronlama işlemine gerek yoktur. Dişhekiminiz, hangi tedavi metodunun sizin için uygun olacağını tayin edecektir. Köprü işleminde ne tür malzeme kullanılır? Köprü malzemesi seçilirken, görünüm ve fonksiyon göz önüne alınır. Köprüler, altın alaşımlar, kıymetli olmayan alaşımlar, porselen veya bütün bu malzemelerin kombinasyonundan oluşabilir.

METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KÖPRÜLER

Bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Son teknoloji ürünü bu altyapı estetik ve dayanıklılığı birarada sunabilme özelliğine sahip tek malzemedir. Sistemin en büyük avantajı ulaştığı çok yüksek dayanılılıkla arka bölgedeki köprülerde de tam estetik bir görünüm sağlamasıdır.

Zirkonyum Nedir ? Uzun yıllardır porselen uygulamalarında dayanıklılık için, porselen dişin altına metal bir alt yapı kullanılmaktaydı. Bu metal alt yapının diş etleri, diş dokusu, genel vücut sağlıgı ve en önemlisi estetik yönünden mahsurları bilindiginden, porselen alt yapısında metale alternatif bir malzeme arayışı yıllardır sürmekteydi. Daha önce tıbbın diger alanlarında başarıyla kullanılan zirkonyum un dişhekimliğinde porselen metalinin yerine uygulanması ile yeni bir devir açılmış oldu. Çünkü bu yeni zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalar diş eti problemi, ve allerji yapmamasının yanında, ışık geçirme özelliği ile dogal dişlere yakın estetik ve fonksiyonu yakalamımızı sağlamaktadır. Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron (kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birlestirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayarak dişhekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır. . Bu yeni uygulama ile hastada metal-seramik ve tam seramik restorasyonlarda oluşan estetik kaygılar kesinlikle ortadan kalkmaktadır. Nerelerde kullanılabilir? Tek diş kuron restorasyonları 3-6 üyeli (anatomik uzunluğu 38mm.ye kadar olan) köprüler İmplant üstü kron – köprü çalışmaları Mükemmel Sonuçlar İçin Yüksek Teknoloji Bugüne kadar, zirkonyum oksit üretimdeki yüksek maliyeti nedeniyle dental uygulamalarda kullanılmıyordu. Zürih Federal teknoloji enstitüsü tarafından geliştirilen bir proje sayesinde zirkonyum oksit ekonomik bir şekilde diş hekimliğinde kullanılabilir hale gelmiştir. Zirkonyum 1960 �lı yıllardan beri tıpta da kullanılmaktadır, yapılan uzun süreli çalışmalar ile materyalin güvenilirliği kanıtlanmıştır. Zirkonyum başta kalça eklem protezleri olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde çeşitli amaçlarla kullanılmış ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi veya zararının olmadığı, allerji yapmadığı saptanmıştır. Zirkonyum, yüksek ısılara, darbelere dayanıklı, hafif, ısı ve elektrik iletmeyen, ışık geçirebilen bir elementtir. Ayrıca ağızda tad bozukluğuna, dişeti problemlerine ve ağız kokusuna yol açmayan sağlıklı bir materyaldir. Dişlerinizden alınan ölçü ile hazırlanan model üzerine dişlerinizin bir mum modeli hazırlanmakta. Bilgisayar destekli bir cihaz bu modelden aldığı bilgiler doğrultusunda zirkonyum oksit bloğu aşındırarak dişlerinizin alt yapısını hazırlamaktadır. Aşındırılarak hazırlanan yapılar üzerine uygun renkte seramik yerleştirilerek çalışma tamamlanmaktadır. Artık yeni yüksek teknoloji ürünü olan zirkonyum oksit ile metalsiz güçlü ve estetik restorasyonlar başarıyla yapılabilmektedir.

METAL DESTEKSİZ IPS KÖPRÜLER

Güçlendirilmiş porselenin özel makinalarda sıkıştırılması ile elde edilir. Özellikle ön dişlerde, ışık geçirgenliğinin çok iyi olmasından dolayı tercih edilir. Arka bölge için özellikle çiğneme kuvvetlerine karşı yeterince dayanıklı değildir

EN ÇOK SORULAN SORULAR

Özel bir yapıştırma gerekir mi? Hayır, geleneksel yöntemler kullanılarak yapıştırılabilmektedir Geçici yapıştırma yapılabir mi?

Evet Sıcak-soğuk hassasiyeti gelişir mi? Hayır, sıcak-soğuk hassasiyeti gelişmez.Çünkü Zirkonyum Oksitin ısı yalıtıcı özelliği vardır. Alerji yapar mı? Hayır, Zirkonyum Oksit doku uyumlu bir maddedir alerji yapmaz.

Opak mıdır?Hayır Dişetlerinde çekilme olur mu?Hayır,yapılan araştırmalarda diş etleri ile mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Elbette yaşla birlikte doğal olarak gelişen dişeti çekilmesini durduramaz. Her Yönden Vücut ve Dişlerle Uyumlu Kullanıcılar için cercon uygulamalarının bazı önemli avantajlarıda bulunmaktadır. Zirkonyum oksit altyapı üzerine yerleştirilen cercon seramiği yiyecek artıklarının ve mikroorganizmaların diş yüzeyine tutunma oranını düşürmektedir.Böylece iyi bir ağız hijyeni sağlanmaktadır.Zirkonyum oksit ısıyı iletmez, sıcak ve soğuk yiyecekler aldığınızda dişlerinizde hassasiyet meydana gelmez. Cercon: modern diş hekimliğinin temel gereksinimleri olan estetik, sağlamlık, doku uyumu ve doğallık konularında bugüne kadar ulaşılan en yüksek kaliteye sahip bir üründür. Köprüyü nasıl korumalıyız? Ağzımızdaki sağlıklı dişleri korumak çok önemlidir. Günde en az iki defa fırçalamamız ve ara yüz temizleyicilerle (diş ipi, özel fırçalar) temizlememiz gerekmektedir. Temizleyiciler, plak olarak adlandırdığımız yapışkan bakteri tabakasının temizlenmesine yardımcı olur. Plaklar dişeti hastalıklarına ve dişlerin çürümesine yol açarlar. Diş veya dişi tutan kemik herhangi bir şekilde zarar görürse diş köprü desteğini kaybedebilir. Özellikle köprünün etrafını, altını ve doğal dişle olan bağlantı alanlarını özenle temizlemek gerekir. Diş ipi ve özel fırçalar, bu alanlara ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Hepsinden önemlisi, dişhekiminizi ve kliniğimizi düzenli olarak ziyaret etmelisiniz. Unutmayınız ki, köprünün planlaması ve kurulması aşamasındaki dişhekimi faktörü, köprünün ömrünü belirleyen en önemli faktörüdür.

No Comment
Read More

DİŞETİ HASTALIKLARI
(Periodontoloji – Periodonti)

Dişler düzgün temizlenmediğinde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteriler üretirler. Bakteri plağı dediğimiz bu püremsi birikintiler, diş çürüklerinin ve dişeti iltihaplarının baş sorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar. Bakteri plağının içinde üreyen mikroorganizmalar, şekerli gıdaları parçalayarak asit üretirler. Ve bu asit, dişi küçük bir bölgeden başlayıp giderek büyüyen bir şekilde çürütür. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir. Dişeti iltihabının ilk belirtisi dişetindeki kanamalardır. Dişetlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki , Sağlıklı dişeti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak – pütürlü bir görünümü vardır.

Diş eti Hastalığının Belirtileri :

• Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişeti kanamasıdır. Sağlıklı dişeti kanamaz
• Diş etlerinde şişmeler, kızarmalar oluyorsa,
• Diş etlerinde çekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde oluşan hassasiyet oluşuyorsa,
• Dişeti kenarlarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak oluşan siyah alanlar görülüyorsa,
• Diş ile dişeti arasından iltihap geliyorsa,
• Dişlerde sallanmalar, uzamalar ve dişler arasında açılmalar oluyorsa,
• Ağızda sürekli bir kötü koku ve kötü tat hissi var ise,

geç kalmadan bir dişhekimine muayene olunması gerekir. Neler Dişeti Hastalığına sebep olur?

Dişeti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır. Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur. Bunun yanısıra aşağıdaki faktörler de dişeti sağlığınızı etkilemektedir.
• GENETİK FAKTÖRLER Yapılan araştırmalara göre %30 oranında genetik bir yatkınlık vardır. Ayrıca ağız bakımının kötü olması ile dişeti hastalığının gelişme olasılığı 6 kat daha artar. Ailede dişeti problemi olan bir kişi var ise mutlaka bir dişeti uzmanına siz de muayene olun.
• SİGARA Hepimizin bildiği gibi sigara kanser, akciğer, kalp hastalıkları gibi bir çok önemli rahatsızlıklara sebep olur. Tüm bunların dışında ağız içi mukozası ve dişetleri için de çok zararlıdır. Dişetlerinin yumuşamasına ve dişeti hastalıklarının gelişmesine neden olur.
• İLAÇ KULLANIMI Doğum kontrol hapları, anti-depresanlar, kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkiler. Bu yüzden bu ilaçlardan birini kullanıyorsanız lütfen diş hekiminizi uyarınız ve ağız hijyeninize ayrıca önem veriniz.
• HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER Hamilelik, puberte, menapoz, mensturasyon gibi hormonal değişikliklerin yoğun olduğu dönemlerde ağız hijyeninize ayrıca özen göstermeniz gerekmektedir. Diş etleriniz bu dönemlerde daha hassas olur. Diş eti hastalığına yatkınlık artar.
• STRES Hipertansiyon, kanser gibi pek çok rahatsızlığın nedenlerinden biri olmasının yanında dişeti hastalıklarının da risk faktörlerindendir. Araştırmalar göstermiştir ki periodontal hastalıklarda dahil olmak üzere stres vücudun enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırmaktadır.
• DİŞ SIKMAK VEYA GICIRDATMAK Diş ve dişeti arasındaki kuvvetin azalmasına neden olarak periodontal doku yıkımına sebep olurlar. Diş etlerindeki çekilmenin bir sebebi de diş sıkmaktır. Mutlaka gece plağı takılarak bu sıkmanın durdurulması gerekir.
• KÖTÜ BESLENME Vücudun, immun (bağışıklık) sisteminin zayıflamasına ve buna bağlı olarak, diş eti enfeksiyonu da dahil olmak üzere enfeksiyonlarla mücadelesinin zorlaşmasına neden olur.
• DİABET-ŞEKER HASTALIĞI Diabet hastaları periodontal (diş eti) enfeksiyon açısından yüksek risk grubuna girerler. Mutlaka rutin diş eti kontrollerini bir diş eti uzmanına (periodontolog) yaptırarak ağız hijyenlerine ayrıca özen göstermelidirler.
• KÖTÜ YAPILMIŞ KURON KÖPRÜ VE DOLGULAR Dişetine basan ve taşkın yapılmış dolgu, kuron ve köprüler dişetlerinde problem oluşturur.
• Sağlıklı Diş ve Diş etleri

Bakteri plağı kaldırılmazsa sertleşir ve diş taşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintiler oluşur. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler (zararlı maddeler) dişetlerine zarar verir. Toksinler dişetlerinin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur ve tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda çekilir. Diş eti hastalıklarına neden olan diğer unsurlar nelerdir?

Periodontal hastalıkların ana nedeni bakteri plağı olmakla beraber, diğer unsurlar da dişetlerinizin sağlığını etkileyebilir

Beslenme biçimi ve tütün kullanma ağız sağlığınızı etkilemektedir. Besleyici değeri düşük bir diyet vücudun hastalıklara karşı mücadele gücünü azaltmaktadır. Ayrıca, stres vücudun hastalıklardan korunma kabiliyetini etkileyebilir. Tütün kullananlar, kullanmayanlara göre, dişetlerini daha fazla tahriş etmektedirler. Lösemi, AIDS gibi vücudun savunma sistemini etkileyen hastalıklar dişetlerinin durumunu daha kötü bir hale getirebilir. Kişilerin enfeksiyona çok açık olduğu, kontrol altında olmayan diabet gibi durumlarda dişeti hastalığı genellikle çok daha şiddetlidir ve kontrol altına alınması daha güçtür.

Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri, dişetlerinin daha kırmızı, bakteri plağına karşı daha duyarlı bir hale gelmesine neden olur. Erken safhalarında bulunan varolan bir dişeti hastalığı özellikle hamilelik döneminde daha da şiddetlenebilir.

Doğum kontrol hapları, antidepresanlar ve bazı kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkileyebilir.

Genel sağlığınızdaki en küçük değişimleri diş hekiminize bildiriniz.
Dişeti hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Diş hekimleri dişetlerinin genel görünümünden şüphelendikleri zaman periodontal sonda adı verilen bir alet ile diş ile dişeti arasındaki dişeti cebinin boyunu ölçerler. Yetişkinlerdeki her ağız içi muayenesinin bir parçası olarak periodontal muayene yapılmalıdır. Dişlerin etrafındaki kemik dokusunu değerlendirmek için röntgen filmler alınabilir.Dişeti hastalıklarından nasıl korunabilir?

Periodontal hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynayabilirsiniz. Yaşam boyu dişlerinizi ağızda tutmak için bakteri plağının, diş fırçalaması ve diş ipi kullanılması ve kimyasal ajanlarla düzenli olarak her gün, dişlerden uzaklaştırılması gerekmektedir.

Yukarıda sayılanlara ek olarak diş hekimine düzenli gidilerek kontrollerin yaptırılması son derece önemlidir. Günlük ağız bakımı diş taşlarının oluşumunu en az seviyede tutmakla beraber tamamen önleyememektedir. Bir diş hekimi tarafından yapılacak diş taşı temizliği; sizlerin diş fırçası, diş ipi ile temizleyemediğiniz bölgelerdeki sertleşmiş diş taşlarının ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. Diş taşlarının kaldırılmasına diş taşı temizliği ismi verilmektedir. Diş hekiminizin sizin özel gereksinimlerinize göre kişisel bir ağız bakım planı yapabilir. Bu programla dişleriniz ile dişetlerinize zarar vermeksizin diş fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı uygulayabilirsiniz.

Diş hekimini düzenli ziyaret ederek ağız sağlık ürünleri hakkında diş hekiminizden öneriler alabilirsiniz. Piyasada pek çok çeşit diş fırçası, diş ipi, ağız gargaraları ve dişler arası temizleyicileri bulunmaktadır. Diş hekiminiz size en uygun olan ürünleri seçmenizde yardımcı olacaktır.

Dişeti hastalıklarının erken safhalardaki tedavisi genellikle diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesidir. Bu aşamalarda dişlerin etrafındaki ceplerden bakteri birikintileri ve diş taşları uzaklaştırılır ve kök yüzeyleri düzleştirilir. Bu işlemlerle iltihaba neden olan bakteriler ve toksin maddeler ağızdan uzaklaştırılır. Dişeti hastalıklarının erken safhalarında uygulanan bu işlemler genellikle yüz güldürücü sonuçlar için yeterli olmaktadır.

Daha ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi müdahalenin amacı; derin ceplerdeki diştaşlarını ve hastalıklı dokuları ortamda uzaklaştırarak iyileşmenin olabilmesi için kök yüzeylerini düzleştirmek ve dişetlerine kolay temizlenebilmesi için şekil vermektir.

Tedavilerden sonra periodontal hastalar periyodik olarak görülmelidir. Periodontal tedavi ile elde edilen olumlu sonuçları korumanın tek yolu dişlerin fırçalanması, diş ipi ve bakteri birikintilerini ortamdan uzaklaştıran kimyasal ajanların düzenli olarak kullanılmasıdır. Ve en önemlisi diş hekiminin önerdiği aralıklarla kontrolünüzü yaptırmaktır.

Periodontal Tedavileri Kimler Yapar?

Tüm diş hekimleri periodontal hastalıkları tanımlayıp erken dönemdeki dişeti hastalıklarını tedavi edebilirler. Bazı diş hekimleri ise ilerlemiş periodontal hastalıkları tedavi edebilecek ek bilgi birikimine ve tecrübeye sahiptirler, bu konuda uzmanlaşmışlardır. Bu bilgi birikimine sahip diş hekimleri periodontist olarak isimlendirilmektedir. Diş hekimi, gerekirse hastalığın bir uzman tarafından tedavi edilmesi gerektiğine inanır ve hastayı bir periodontiste gönderebilir. Periodontal hastalıkların tedavisi ile beraber, dişlerinizin düzenli fırçalanması ve düzenli diş hekimi ziyaretleri ile yaşam boyu sağlıklı dişler korunabilir.

No Comment
Read More

Diş Hekimliğinde Estetik Uygulamalar

Diş hekimliğindeki estetik uygulamalar nelerdir?
Diş hekimliğindeki estetik uygulamaları beyaz dolgular, tamamen porselenden oluşan kaplama ve köprüler ile rezin veya porselen laminalar olarak sıralayabiliriz.

Diş hekimine gittiğim zaman bana 2 tip dolgu öneriyor: Gri ve beyaz dolgular. Sizce hangisini tercih etmeliyim?

Evet dediğiniz gibi 2 tip dolgu var. Gri ve beyaz dolgular. Gri dolgulara amalgam dolgular deriz. Gümüş ve cıvadan oluşur. Ne yazık ki amalgamın içindeki gümüşten dolayı, ağızda altın amalgam gibi başka dolgu veya kaplamalar varsa , amalgamla aralarında elektrik akımına benzer bir akım oluşmakta. Bu da hastalarımızda başagrısı, alerji gibi şikayetlere yol açmakta. İçindeki civa da vücuda zamanla salındığı için toksik, zehirli bir etki oluşturmakta.
Beyaz dolgular hakkında bilgi verir misiniz?
Beyaz dolgular, genellikle lazer dolgular olarak biliniyor. Aslında mavi ışıkla sertleşen, kompozit dediğimiz dolgulardır. Estetik ve sağlık açısından daha çok tercih ettiğimiz dolgu çeşididir. 20 yıldır ülkemizde uygulanmakta. Son 10 yıldır dolgu maddelerindeki teknolojide meydana gelen gelişmelerden dolayı daha yoğun kullanıyoruz. Beyaz dolguların yapılışı sırasında hekimin gri dolgulara göre daha hassas davranması gereklidir. Beyaz dolgunun yapılışı sırasında, kanama veya tükürük dolguya değdiği anda, dolgu alttan çürüyecek demektir.

Eski siyah dolguların tek tek çıkarılıp, yerine yeniden beyaz dolgu yapılması külfetli bir işlem?

Evet, çok haklısınız. Eskiden külfetli bir işlemdi. Ama şimdi porselen teknolojisindeki son gelişmelerden sonra, artık çok daha basit. Yalnızca 2 kısa seansta 3-4 amalgam dolgunuz birden beyaz dolgularla değiştirilebiliyor. Eskiden nasıl oluyordu. Hasta randevu alıp, kliniğe geliyordu. Amalgam dolgusu sökülüyor, yerine beyaz dolgu yapılıyordu. Sonra diğer dişi için tekrar randevu veriliyordu, hasta tekrar kliniğe geliyor, yeni bir dolgusu değiştiriliyordu. Son gelişen teknolojiler sayesindeyse hasta kliniğe geldiğinde 3-4 dolgu birden çıkarılıyor. Bu dişlerin ölçüsü alınıp, ağzın dışında mükemmel estetik ve kapanışta porselen dolgular hazırlanıyor. Hasta 1 gün geçici dolgu ile kalıyor. Ertesi gün kliniğe geldiğinde yeni beyaz, porselen dolguları dişe yapıştırılıyor.

Yani eskisi gibi her diş için tek tek randevu alıp haftalarca diş hekimine gitmiyoruz öyle mi?

Evet, öyle. Yalnızca 2 kısa seaansta bir kaç dolgunuz birden yapılmış oluyor. Ayrıca dolgular ağız dışında hazırlandığı için, hem diş hekimi koltuğunda geçirdiğiniz vakit çok azalıyor, hem de mükemmel kapanış ve estetikte oluyorlar.

Bu müthiş bir ilerleme. Dişlerimiz hakkında bize verebileceğiniz güzel haberler var mı?

Evet, ön dişlerimiz için sizleri çok sevindirecek haberlerim var. Önceden nasıl yapılıyordu. Hasta ön dişlerindeki estetikten şikayet ederek bize geldiğinde, bu dişleri etrafından keserek küçültüp, dişin etrafını tamamen kaplayan kaplamalar yapıyorduk. Böylece güzel bir görüntü sağlanabiliyordu. Yine beyaz dolgu maddelerindeki teknolojik gelişmeler sayesinde, artık dişlerinizden kesim yapmadan da çapraşıklık, dişin kısa olması gibi estetik sorunlar çözülebiliyor. Hem de tek seansta. Beyaz dolgu maddeleriyle yapılan bu işleme rezin lamina deniyor. Bir diğer yöntem de, tırnaklara takma tırnaklar yapıştırılıyor, biliyorsunuzdur. Tırnağı uzun, mükemmel gösterir. Onun gibi, porselenden takma tırnağa benzer bir parça hazırlanıyor. Hasta geldiğinde 1. seansta dişin sadece ön yüzünden, başka bir yerine ellemeden kesim yapıyoruz, ölçü alıyoruz ve 2. seansta yapıştırıyoruz. Porselen lamina diyoruz bu uygulamalara, Vakanın durumuna gore ön dişlerde, bu iki yöntemden birini uyguluyoruz. Hastanın kendi dişinden fazla kesim yapılmadığı için hasta yemek yerken veya konuşurken çok kolay alışıyor.

Porselen ve rezin laminayı hangi kritere göre uygulamaktasınız?

Hastanın diş estetiğinde çok az değişiklik yapılacaksa, genel olarak diş yüzeyinden memnunsa, rezin lamina uygulanabilir. Daha büyük estetik değişimler için porselen lamina tercih etmekteyim. Rezin laminalar ağızda direkt uygulandığı için, hasta başında daha fazla vakit almakta ve hekim daha çok hata yapabilmektedir. Porselen laminalarda labaratuarda teknisyen 1-2 gün boyunca model üzerinde çalışıp, hasta için en mükemmel estetiği yakalayabilir. Ayrıca porselen laminalar, rezin laminalara göre çok daha az renk değiştirmektedir., bu açıdan daha avantajlıdır.

Arkadaki azı dişlerimiz için ilerlemeler var mı?

Evet. Daha önceleri içinde metal içermeyen kaplamalar sadece ön dişlere uygulanabiliyordu. Porselenin kendisi kırılgan bir madde olduğu için, ağızda kullanıldığında, porselenin altına metal gibi güçlü bir maddeden destek koymak gerekliydi. ?Zirkon? denilen maddenin işlenerek, porselenlerin zirkonun üstüne pişirilmesinden sonra, artık arka dişlerde de metalsiz porselenler yapılabilmektedir. Bunun 2 avantajı var. Birincisi estetik, zircon metalin neden olduğu gri yansımaya neden olmuyor. İkincisi de sağlık açısından, vücutta metal taşınmamış oluyor. Sevgili okurlarım, bir sonraki yazıda görüşmek üzere?.

 

Dr. Dt. Reyhan Ülgen

 

No Comment
Read More

Bahçeşehir var olan sağlık yelpazesine yeni ve çok şık bir alternatif diş merkezini ekledi. Bir İnci mevcut ortama daha parlak bir ışık olarak geldi. Bu parlak ışık sayesinde gülüşünüz inci gibi ışıldayıp, farklılığını gösterecek. Özel Birinci Diş Merkezi Başhekimi Protez Uzmanı Dr. Reyhan Ülgen merak edilen soruları yanıtladı. Ağız kokusu, yaşayan kişinin sosyal, iş ve özel hayatını etkileyen çok önemli etkenlerden biridir. Ağzı kokan kişi zamanla bunu kafasında büyütüp, kendini toplumdan uzaklaştırarak takıntı haline getirebilir. 10 cm uzaktan ağız kokusu duyulan kişi, 1 metre uzaktan koktuğunu düşünerek, insanlara mesafeli durabilir. Boşanma nedeni Ağız kokusu olan davalar bile vardır. Kişi bir iki kez doktora gidip sonuç alamadıysa ağız kokusuyla yaşaması gerektiğini düşünmemelidir. Çok kapsamlı nedenleri olabileceği için, hasta bıkmadan tıbbın çeşitli uzmanlıklarından dişhekimliğinin çeşitli uzmanlıklarına kadar çözüm yolları aramalıdır. Ağız kokusunu gideren sprey, gargara veya yiyecekler sadece kokuyu baskılar, ortadan kaldırmaz. Ortadan kalkması için etkenin bulunup tedavi edilmesi gereklidir. Örneğin burnunda eğrilik olan kişi rahat nefes alamayacağı için, kulak burun boğaz yollarındaki hava dolaşımı bozulmuştur. Bu da boğazında ve sinuslerinde problemlere neden olmaktadır. Burun eğriliği ameliyatı olarak kulak burun boğaz yollarının sağlığını yeniden kazanmalıdır. Çoğu kişinin şikayeti olan ağız kokusunun nedenleri nedir? Sabahları ağızda hissedilen koku fırça ve ip kullanımıyla geçmiyorsa, diş problemlerinden veya sistemik rahatsızlıklardan kaynaklanıyor olabilir.

Kokuya neden olabilecek diş kaynaklı sorunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Diş çürükleri ve iltihapları
Diş taşları ve dişeti iltihapları
Dilde oluşan mantar, kıllı dil
Eski veya hatalı yapılmış protez veya köprüler
Sigara

Ağız kuruluğu: Tükürük kokuya neden olan gıda artıklarının temizlenmesinde önemli rol oynar Dişlerin fırçalanmaması: Birikmiş yemek artıkları ve kokulu yiyeceklerin verdiği koku nedeniyle kokuya sebep olur. Kokuya neden olabilecek sistemik rahatsızlıklar nelerdir?
Solunum yolu problemleri: Bademcik, boğaz, sinüs ve akciğer iltihapları
Sindirim sistemi rahatsızlıkları: Gastrid, ülser
Diabet, böbrek rahatsızlıkları gibi diğer problemler

Kişide ağız kokusu problemi varsa neler yapması gerekli? Hasta kendisi dişlerini fırça ve iple temizlemeli, protezlerinin bakımını düzenli olarak yapmalıdır. Diş kaynaklı problemlerde diştaşları temizlenerek ve dişetleri tedavi edilerek dişeti problemleri giderilmelidir. Çürükler ve iltihaplı dişler tedavi edilmelidir. Protezler belirli sürelerle değiştirilmelidir. Sistemik nedenlerden kaynaklanan ağız kokusu problemlerinde ise uzman doktora gidip tedavi ettirilmelidir.

Dişleri fırçalarken ve ip kullanırken neye dikkat etmeliyiz? Orta sertlikte bir fırça kullanmalıyız. Dişle dişetinin birleştiği yere diş fırçasını yerleştirerek, oradaki dişeti oluğu değimiz kısımdan başlayarak, fırçaya fazla kuvvet uygulamadan günde 3 kez dişlerimizi fırçalamalıyız. Dişetinden dişe doğru, hafif dairesel hareketlerle dişlerin ön, arka ve çiğneme yüzeyleri fırçalanmalı ve fırçalama işlemi her dişe 3-4 fırça darbesi gelecek şekilde olmalıdır. Dişler arasında sıkı temas varsa, fırçanın aradaki yiyecek artıklarını çıkarması olanaksızdır ve bu işlem için diş ipi kullanılmalıdır. Diş ipi kullanırken hasta işaret parmaklarına ipi dolayıp, önce bir dişle dişeti arasına ipi yaslayarak çıkarmalıdır. Sonra aynı yere ipi yerleştirip diğer komşu dişe doğru ipi yaslayarak çıkarmalıdır. Hasta hekimin önerisine göre ara yüzleri temizlemek için ?water pik? denen ve ara yüzleri su püskürterek temizleyen aleti kullanabilir. Sürekli olmamak kaydıyla dönemsel olarak ağız gargaraları da kullanılabilir. Çünkü gargaralar normal ağız florasındaki faydalı bakterileri de öldürebilirler.

Diştaşları nasıl temizleniyor? Öncelikle hastanın mevcut diştaşları ?kavitron? dediğimiz elektronik cihazla temizlenir. Sonra dişlerin üzerindeki lekeler ?air flow? dediğimiz karbonat püskürten cihazla çıkarılır ve en son lastikle parlatılır. Bunlar kısa süren ve ağrısız işlemlerdir

No Comment
Read More

Toplumda ağız ve diş sağlığı konusunda oluşan yanlış inanç ve alışkanlıkların en büyük etkeni, bilgi eksikliğidir. Halk arasında ağız diş sağlığına yönelik yanlış inanç ve davranışlar oldukça yaygındır. Bu yanlışinançlar nedeniyle kişi dişhekimine zorluk çıkartmakta, yapılması gerekli bazı tedavileri yaptırmamakta böylece kendi ağız sağlığına, hatta genel sağlığına da zarar vermektedir.

Yanlış
Diştaşları temizlendikten sonra daha çok diştaşı oluşur, devamlı temizletmek gereksizdir.

Doğru
Düzenli ve doğru fırçalama diş taşı oluşumunu engeller. Ancak oluşmuş taşların mutlaka hekim tarafından temizlenmesi gerekir.

line-yatay-500

Yanlış
Diştaşı temizliği dişin minesine zarar verir.

Doğru
Diştaşı temizliği dişhekim tarafından yapılırsa minenin zedelenmesine neden olmaz.

line-yatay-500

Yanlış
Diş taşları temizlenirse dişler sallanmaya başlar, diştaşı dişi tutar, sallanmasını engeller.

Doğru
Diştaşları temizlenmediği için dişetleri çekilerek dişlerin sallanmasına neden olur. Diştaşı oluşumuna izin vermemek gerekir.

line-yatay-500

Yanlış
Dişlerimi fırçalarken dişetlerim kanıyor bu nedenle fırçalamıyorum. Diş fırçalarken dişetlerinin kanaması iyidir pis kan akıtılmalıdır.

Doğru
Fırçalarken görülen kanamalar normal değildir. Dişeti kanaması dişeti hastalığının ve bazı sistemik hastalıkların en önemli belirtisidir. Vakit geçirmeden bir hekime başvurmak gerekir. Kanamadan dolayı fırçalamamak problemi daha da arttırır.

line-yatay-500

Yanlış
Anti tartar ve sigara içenler için üretilen diş macunları dişleri temizler, taşları uzaklaştırır.o nedenle dişhekimine gitmeye gerek yoktur.

Doğru
Macunlar yıllardır oluşmuş sorunları tek başlarına çözümlemeye yeterli değildir. Birikmiş diştaşlarını temizleyemezler, bunların öncelikle hekim tarafından temizlenmesi, sonra dişmacunu seçimine karar verilmesi gereklidir.

line-yatay-500

Yanlış
Misvak kullanımı dişetleri için daha iyi ve yararlıdır.

Doğru
Özellikle arka dişlerde, dişlerin iç yuzeylerini temizlemede misvak kullanımı son derece zordur ve ideal birşekilde dişve dişetlerinifıçalamak neredeyse imkansızdır. Naylon kıllı fırçalarkadar etkili ve hijyenik değildir.

line-yatay-500

Yanlış
Dişkesimi sağlam dişe zarar verir, kesilen dişten bir süre sonra çekilir. Bir diş için iki dişe yazık.

Doğru
Kurallara uygun olarak hazırlanıp kaplanmış dişlerin çürüme olasılığı sağlam diş kadardır.

line-yatay-500

Yanlış
Kancalar(kroşeler) dişi çürütür, aşındırır ve dişi sallandırır.

Doğru
Kurallarına uygun olarak yapılan kroşelerdişin sallanmasına ve aşınmasına neden olmaz. Protez kullanan kişilerin ağız ve protez bakımını düzenli yapması dişlerin çürümesini önler.

line-yatay-500

Yanlış
En doğrusu bütün dişleri çektirip tam protez yaptırmaktır.

Doğru
Hem genel görünüş hem de çiğneme açısından mümkün olduğu kadar doğal dişlerin ağızda kalması doğrudur. Tam protez son çaredir.

line-yatay-500

Yanlış
Protez ilk takıldığında leblebi yenilebiliyorsa o protez iyidir.
Doğru
İlk takılan protezlere alışabilmek için, kademeli olarak yumuşak gıdalardan sert gıdalara geçiş yapmak daha doğrudur.

line-yatay-500

Yanlış
Süt dişlerinin çekimi anestezi ile yapılırsa alttan gelen kalıcı diş sürmez.

Doğru
Süt dişlerinin çekiminde yapılacak anestezinin alttaki sürekli dişlerin sürmesini engelleyen yada geciktiren bir etkisi yoktur .

line-yatay-500

Yanlış
Süt dişleri nasıl olsa dökülecek dolgu ve tedavi gereksizdir.

Doğru
Henüz düşme zamanı gelmemiş süt dişinin tedavi edilmemesi veyaerken çekilmesi, sürekli dişlerde ,sürme bozukluklarına ve çene gelişiminde aksamalara neden olur.

line-yatay-500

Yanlış
6 yaş dişleri süt dişleriyle karıştırılır, çürüdüğünde çekilmesi istenir, altından diş geleceği söylenir.

Doğru
6 yaşında süren 6 yaş dişi, ilk çıkan sürekli diştir, mutlaka korunmalıdır. Çekilirse yerine diş çıkmaz.

line-yatay-500

Yanlış
Dolgu çabuk düşer, kesin çözüm kaplamadır.

Doğru
Usulüne uygun yapılan dolgular düşmez, kaplama madde kaybı fazla olan dişler için uygundur.

line-yatay-500

Yanlış
Çürük kalıtsaldır ne kadar fırçalanırsa fırçalansın diş çürür, dişi kurtlar yiyerek çürütür.

Doğru
Kalıtımın etkisi olsada iyi bir ağız bakımı, düzenli dişhekimi kontrolleri bu tabloyu tersine çevirebilir.

line-yatay-500

Yanlış
Diş çekimi en kolay ekonomik ve kesin çözümdür, çürük diş çektirilmelidir.

Doğtu
Dişiçin yapılabilecek her türlü tedavi sonuna kadar denenmelidir. Hem fonksiyon hem de estetik yönden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi değildir.

line-yatay-500

Yanlış
Erkek dişhekimleri daha iyi diş çeker.

Doğru
Diş çekimi teknik bir iştir. Güç gerekmediğinden erkek-kadın diş hekimi ayrımı doğru değildir.

line-yatay-500

Yanlış
Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir, alışkanlık yapar.

Doğru
Lokal anestezikler bağımlılık yapan maddeleri içermez dolayısı ile alışkanlık yapmaz.

line-yatay-500

Yanlış
Diş ağrıyınca dişin üzerine aspirin, rakı, kolonya, akü suyu, tütün, gres yağı koymak ağrıyı keser.

Doğru
Bu maddelerin kullanılması kesinlikle doğru değildir. Ağız dokusunda yanıklara neden olurlar.

line-yatay-500

Yanlış
Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir.

Doğru
Kanamanın en kısa zamanda durdurulması ve çekim boşluğunun kan ile dolarak pıhtılaşması yara iyileşmesi açısından son derece önemlidir.

line-yatay-500

Yanlış
20 yaşdişi çabuk çürür, gereksizdir, çıkar çıkmaz çekilmelidir.

Doğru
Düzenli birşekilde çıkıyor ve dişdizisini bozmuyor ise korunmalıdır.

line-yatay-500

Yanlış
Amalgam dolgu yaptırmayın kanser yapıyor.

Doğru
Bilimsel olarak böyle bir veri yoktur.

line-yatay-500

Yanlış
En iyi dolgu lazerle yapılan beyaz dolgudur.

Doğru
Beyaz dolgular yaygın olarak kullanılırlar. Ancak dolgu yapımında kullanılan ışın lazer degildir.

line-yatay-500

Yanlış
Kanal tedavisi başarısız ve çok ağrılı bir tedavidir, dişi çektirmek daha iyidir.

Doğru
Anestezi altında, kuralına uygun yapılan kanal tedavileri ağrısızdır ve kanal tedavisi yapılan dişler çok uzun süre kullanılır.

line-yatay-500

Yanlış
Dolgu yaptırılmadan önce abdest alınması gereklidir, abdestsiz dolgu yaptırılmaz.

Doğru
Diyanetin görüşüne göre dolgu yaptırmadan önce abdest almaya gerek yoktur.

line-yatay-500

Yanlış
Ramazanda dişhekimine gidilmez oruç bozulur.

Doğru
Diyanetin görüşüne göre ramazan ayında anestezi yapılıp dişçektirilebilir. Anestezik solusyonun enjeksiyonu orucu bozmaz.

line-yatay-500

Yanlış
Ağız içi diş apsesi için, “başına kına yak geçer”, Apseye patates, sıcak soğan sarmak iyidir, iltihabı dağıtır.

Doğru
Absenin boşaltılması ve antibiotik kullanımı doğru yöntemdir. Aksine uygulamalar daha vahim sonuçlar doğurabilir.

line-yatay-500

Yanlış
Herkesin ağzı kokar koku ciğerlerimden geliyor.

Doğru
Ağız bakımı, ağız içinde kokuya neden olan çürük ve dişeti hastalıklarının tedavisi, yine kokuya neden olan sistemik hastalıkların kontrol altına alınması ağız kokusunu önler.

line-yatay-500

Yanlış
Yerine nasıl olsa yenisi gelecek süt dişlerin fırçalanması ihmal edilebilir.

Doğru
Süt dişleri çene gelişimi ve sürekli dişlerin doğru sürmesi açısından önemlidir. Değişme zamanları gelinceye ağızda kalmaları gerekir. Bakımları ihmal edilmemelidir.

line-yatay-500

Yanlış
Süt dişleri geç çıkarsa, daha sağlam olur,Süt dişleri dama atılırsa, daimi dişler sağlam çıkar.

Doğru
Süt dişlerinin sürme zamanlarındaki 6 aylığa kadar olan sapmalar önemli değildir. Bunun dışındaki daha uzun zamanlı sapmalar sistemik bir takım problemlere işaret edebilirler.

line-yatay-500

Yanlış
Her hamilelik bir ya da birkaç dişin kaybına neden olur ve çaresi yoktur. Hamilelikte dişetleri kanar, dişten kalsiyum çekiliyordur. Hamilelikte dişfırçalamak zararlıdır.

Doğru
Hamilelikte hormonal değişiklikler nedeni ile dişetinde problemler oluşabilir. Düzenli fırçalama ve dişhekimi kontrolleri bu tür şikayetlerin yaşanmasını azaltır. Hamilelikte bebeğin ihtiyacı olan kalsiyum beslenme ile sağlanmıyorsa annenin dişlerinden değilkemiklerinden sağlanır.

line-yatay-500

Yanlış
Hamilelikte dişçekimi ve tedavisi yapılamaz, anestezi yapılamaz, bebek zarar görür.

Doğru
Acil olan tedaviler hamileliğin her döneminde;hastanın kadın-doğum hekimi ile görüşülüpkontrollu olarak yapılabilir.Acil olmayan tedaviler için dişhekiminizin önerilerine uyun.

line-yatay-500

Yanlış
Sahte Dişhekimleri kökten yetişmiş dişçilerdir, herşeyi bilirler,daha ucuz ve sağlam protez yaparlar. İkisi de dişçekiyor, diş takıyor, zaten ölçüyü hekim alıyor, proteziteknisyen yapıyor, niye fazla para vereyim.

Doğru
Hekimin aldığı ölçü üzerinden işlem yapması gereken teknisyenlerin veya usta çırak ilişkisi ile yetişen sahte dişhekimlerinin hasta ağzında çalışmaya hiçbir yetkileri yoktur. Dişhekimi olmadıklarıiçin ağız ve çevre dokulara verdikleri zarar , ağız içindekiyanlışuygulamalarıtelafi edilemeyecek sorunlar yaratır. Ayrıcahiçbir hijyen kuralını bilmedikleri içinsarılık,frengi,AIDS,verem gibi bir çok bulaşıcı hastalığın yayılmasına neden olurlar. Bu nedenle başvurduğunuz muayenehanede diploma olmasına, diplomadaki kişi ile sizi muayene edenkişinin aynı olduğuna dikkat ediniz.

No Comment
Read More

Hastalarımız dişlerine nasıl bakım yapmalı?

Hastalarımız günde 2 kez, sabah ve akşam olmak üzere 3-4 dakika sürecek şekilde ve her dişe en az 4-5 fırça darbesi gelecek şekilde dişlerini fırçalamalı. Arayüz çürüklerinin önlenmesi için diş ipi kullanmalı. Gargaralar oluşmuş plağı kaldırmadığından, hastalarımız mekanik temizliği fırça ile sağladığından emin olduktan sonra gargara kullanılabilir.

Hastalarımız dişlerine çok iyi baksa da dişleri çürüyebiliyor veya diştaşları oluşuyor. Nedeni nedir?

Dişlerimizi ne kadar iyi fırçalasak da veya diş ipi kullansak da tükürüğümüzün yapısı, mide, bağırsak, kulak burun boğaz yolları hastalıkları gibi hastalıklar ve genetik faktörler gibi nedenlerden dolayı dişler üzerinde diştaşları ve diş yüzeylerinde çürük oluşabilir. Dişlerimizi ağzımızda sağlıklı tutabilmek için, hem dişlerin hem de dişetlerinin sağlıklı olması gerekli.

Diştaşı veya çürük olduğunu nasıl anlarız?

Diştaşları henüz başlangıç aşamasındaysa hasta bunu fark edemez. Diştaşları büyüyüp, görünür hale gelirse veya kanama ve kokuya neden olacak boyuta gelirse hasta tarafından fark edilir. Çürükler de minenin altındaki dentin tabakasına ulaşınca, hasta tarafından fark edilir. Diştaşı veya çürüklerin başlangıç aşamasındayken fark edilmeleri zordur ve bu nedenle 6 ayda bir diş kontrolüne gelmelerini ve hekim gerekli görürse paneromik film çektirmesini öneriyoruz.

Hastalar kontrole gelmezse ve ihmal ederse ne olur?

Hastamız diştaşını ihmal ederse, diştaşları önce dişetlerinde iltihaba neden olur. Sonra da kemikte iltihaba ve erimelere neden olur. Eğer kemikteki erimeler orta ve başlangıç aşamasındayken taşlar temizlenmezse dişleri yerinde tutan kemikteki erimelerden dolayı dişler kaybedilebilir.

Çürük varsa ve hasta ihmal ederse küçük bir dolguyla tedavi edilebilecek bir dişe kanal tedavisi yapılması gerekebilir. Kanal tedavisi aşamasında da tedavi ihmal edilirse dişin ucunda kist oluşur ve dişin çekilmesi gerekebilir. Yani basit tedavilerle iyileştirilecek dişler ihmal edilirse kaybedilebilir.

Hastalar diştaşı temizliğine geldiklerinde ne gibi işlemler uygulanıyor?

Öncelikle hastanın mevcut diştaşları ‘kavitron’ dediğimiz cihazla temizlenir. Sonra dişlerin üzerindeki lekeler ‘air flow’ dediğimiz karbonat püskürten cihazla çıkarılır ve en son lastikle parlatılır. Bunlar 30-60 dakika süren ve ağrısız işlemlerdir.

Dr. Dt. Reyhan Ülgen

No Comment
Read More