loader

Periodontoloji

by on 7 Mart 2015 | Posted in Diş Cerrahisi

Periodontoloji Nedir?

Dişeti hastalıklarının başlangıç seviyesidir.

Hastalığın genel belirtileri kızarık, şiş, kanamalı dişetleridir.
Diş hekiminizin zamanında müdehalesi ve sizin ağız hijyeninize dikkat etmeniz ile tekrar sağlıklı dişetlerine kavuşabilirsiniz.
Tedavi edilmezse periodontitise dönüşecektir. Periodontitis: Hastalık hızla yıkıcı bir şekilde ilerleyip diş kayıplarına neden olabilir. Dişeti tedavisi ile birlikte ilaç tedavisi de gerektirebilir.

Daimi dişler de sallanıp düşebilir mi?

Evet. Periodontal hastalık gelişir ve tedavi edilmedikçe ve temizlenmedikçe dişin kemik desteği de kaybolur, sallanarak en sonunda diş kaybedilebilir.

Sağlıklı dişetlerinin belirtileri nelerdir?

Dişlere sıkıca bağlı,
Gül kurusu-Pembe renkte,
Portakal kabuğu gibi yapıda,
Ağrısız, şişlik ve kızarıklık olmayan,
Kendi kendine veya fırçalama esnasında kanama göstermeyen yapıdadır.

Dişeti hastalığının belirtileri nelerdir?

Fırçalarken ya da aniden kanama gösterebilir,
Hassasiyet, ağrı,
Kızarıklık, ödem,
Kaşınma hissi, kötü koku, diş eti çekilmesi
Dişlerin sallanması,
Kök yüzeylerinin açığa çıkması

Neden diş etleri hastalanır?

Sigara, stres, diş sıkma, dengesiz beslenme, genetik, bazı ilaçlar, hamilelik, diyabet

Dişeti çekilmesinin nedenleri nelerdir?

Diş taşlarınızın olması
Kötü ağız hijyeni
Taşkın dolgular
Uyumsuz kron ve köprüler
Bruksizm
Hatalı diş fırçalamak
Genetik,
Periodontal hastalıklar

Diş Taşı Nedir ?

Diştaşı (tartar, calculus), bakteri plağı adını verdiğimiz birikintilerin diş yüzeylerinde uzun süre kalması sonucu oluşan sert yapılardır.
Diş taşlarının oluşmaması için ağız hijyenine dikkat edilmelidir.

Diştaşı temizliği dişlerime zarar verir mi?

Hayır. Bu işlem uygun şekilde yapıldığı müddetçe zarar vermeyecektir.
Ancak unutmayınız ki dişlerinizin üzerindeki diştaşları ve plak diş ve dişetlerinize zaten fazlaca zarar vermektedir.

Diş Taşı Temizliği Sonrasında…

Bir gün boyunca diş etlerinde sızıntı şeklinde kanama ve birkaç gün süren sıcak-soğuk hassasiyeti görülebilir, normaldir.

Diş diplerindeki eklentilerin temizlenmesi sonucu dişler arasında zaten mevcut olan normal veya patolojik aralıklar hissedilir hale gelir.

Diş taşlarının yoğun olduğu ve/veya diş eti hastalığının ilerleyen döneminde temizlik yapıldığında dişler destek dokularını kaybetmiş olduğundan sallanması normaldir.

Diş yüzeyinde diş taşlarının temizlenmesi sonrası dille pütürlü alanlar hissedilebilir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

Hastanın oral hijyen düzeyi kötü (ağız ve diş bakım alışkanlıkları yetersiz) ise eksiklikleri giderici önlemler alınmalıdır. Hastaya tedavinin başarısının uygun ağız bakım alışkanlıklarına bağlı olduğu ifade edilmelidir.6 ayda bir diş hekimine rutin kontrole gelinmesi gereklidir.

Diş taşı oluşumunun engellenmesi:

Diş taşı oluşumunun engellenmesi veya en azından minimalize edilebilmesi için; dişlerin diş fırçası-floridli diş macunu ve diş ipi ile düzenli bakımı şarttır.

No Comment
Read More

Endodontik tedavi denince genellikle akla kanal tedavisi gelir. Diş tedavisi işlemleri arasında da en korkulan tedavi genellikle kanal tedavisidir. Günümüzde kanal tedavisi canlı dişlerde tek seansta, canlılığını yitirmiş dişlerde de genellikle iki seansta yapılmaktadır.

Kanal Tedavisi Nedir?

Dişin içerisinde kan, lenf damarları ve sinirleri içeren bir odacık (pulpa odası) ve köklere uzanan kanallar bulunur. Dişdeki büyük çürüklerde veya büyük kırıklarda, bu sinir dokusu ölür. Tükürükteki bakteriler nedeniyle, dişin içerisinde enfeksiyon oluşur. Bu durumda dişi kurtarmak için kanal tedavisi gerekir.

Kanal Tedavisine Neden Gerek Duyulur?

Pulpada enfeksiyon ya da kalıcı bir hasar varsa kanal tedavisine gerek duyulur.
Dişte meydana gelmiş olan kırılma, çatlama, travma ya da bir veya birden fazla yapılmış dolgular gibi derin restoratif çalışmalar belirli bir müddet sonra pulpaya zarar verebilir.
Kuron uygulanacak kişiler uygulamadan önce diş kökü için kanal tedavisine ihtiyaç duyabilirler.
Kanal tedavisi yapılmadan önce dişin röntgeni çekilerek böyle bir iltihap bulunup bulunmadığı tespit edilir. Pulpada bulunan iltihap ağrıya ve enfeksiyona neden olabilir. Pulpada meydana gelen enfeksiyon ise apse oluşumuna ve dişi çevreleyen kemikte zarara neden olabilir.
Hasar görmüş ve enfekte olmuş bir dişe kanal tedavisi uygulanmaması durumunda diş vücudun enfeksiyon merkezi haline gelir.
Eğer kanal tedavisi yapılmazsa dişin çekilmesi gerekebilir. Doğal dişi korumak her zaman tercih edilir. Bir ya da daha fazla diş eksikliği komşu dişlerin yer değiştirmesine, duruş şeklinin bozulmasına sebep olabilir. Ayrıca doğal dişleri korumak implant ve köprüler gibi pahalı ve derin tedavilerin uygulanmasını gerektirmez.

Kanal Tedavisi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tedavi Sırasında;

Kanal tedavisi genellikle iki ya da daha fazla seansta tamamlanır. Bu seanslar arasında dişi korumak için geçici bir dolgu ya da kuron uygulanır.
Anestezinin kullanıldığı seansların ardından dudaklarınız, dişleriniz ve dilinizde birkaç saat sürecek bir hissizlik olabilir. Bu hissizliğin tamamen ortadan kalkmasına kadar herhangi bir şey çiğnemekten kaçının.
Seanslar arasında uygulanan geçici dolgunun yıpranması ya da kırılması sık görülen (ama problem olmayan) bir durumdur. Eğer dolgunun tamamı ya da geçici kuron çıkarsa, diş hekiminize başvurunuz.
Ağrı ve şişkinlikleri daha da azaltmak için günde üç kere ılık tuzlu su ile ağzınızı çalkalayın; bir fincan ılık suda bir çay kaşığı tuzu eritip ağzınızı çalkalayın.

Dişinizi korumak ve geçici kullanılan dolgu ya da kuronu yerinde tutmak için:

Yapışkan yiyecekleri (özellikle sakız) çiğnemekten kaçının.
Buz, tırnak ya da kalem gibi sert yiyecek ve objelerden kaçının.
Eğer yapabiliyorsanız yiyecekleri, ağzınızın diğer tarafındaki dişleri kullanarak çiğneyin.

Tedavi Sonrası;

Dişlerinizi normal olarak fırçalamaya ve diş ipiyle temizlemeye devam etmeniz önemlidir.
Bir kanal tedavisi sonrasında, özellikle de çiğneme sırasında bir süre için rahatsızlık duymanız normal bir durumdur. Bu rahatsızlığı kontrol altına almak için ağrı kesiciler kullanabilirsiniz. Eğer antibiyotik kullanımı önerilmişse bunları, enfeksiyonun tüm semptomları kaybolsa dahi, belirtilen süre bitene kadar kullanın.
Eğer ısırmanızda sıkıntı varsa, ağrınız sürekliyse veya başka herhangi bir soru ya da rahatsızlığınız varsa, diş hekiminize danışınız

No Comment
Read More

Amacı

Hastanın, ilk ziyaretinde alınan anamnezi (şikayetinin ve genel sağlık durumunun hikayesi), çekilen röntgenler sonucunda konulan tanı, hekimi konservatif veya endodontik tedavi konusunda bir seçim yapmaya götürür. Diş çürüklerinin temizlenmesi ve oluşan boşluğun (kavite) yapay bir dolgu malzemesi ile doldurulmasıdır.

Diş Çürüğünün Etkenleri

Bakteri plağı
Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un vs.)
Bünyesel etkenler (Dişin yapısı, tükürüğün bileşimi vs.)
Zaman (Besinlerin ağızda kalış süresi)

TEDAVİ YöNTEMLERİ

Kompozit Dolgu

Basit şekliyle “Beyaz veya Estetik Dolgu” olarak tanınmaktadır. Teknik adı “Kompozit Resin” dir. Günümüzde kullanılanların çoğu “Işığa Duyarlı” maddeler içermekte ve bu nedenle özel bir ışık kaynağı kullanılarak sertleştirilmektedir. Işıkla sertleştirilen kompozit dolgular tek seansda yapılmaktadır. Geniş renk seçenekleri olduğu için, estetik olarak mükemmel sonuçlar elde edilebilir.

Amalgam Dolgu (Metal Dolgu)

Gümüş, kalay ve bakır alaşımının %45-50 oranında civa ile karıştırılmasıyla meydana gelir. Çürükten temizlenen kavite amalgam dolgu malzemesi ile doldurulduktan sonra, o bölgenin iki saat kullanılmaması ve 24 saat sert bir şey çiğnenmemesi önerilir. 24 saat sonra iyice sertleşen dolgu cilalanır.

DOLGU SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Dolgu yaparken genellikle dişi uyuşturuyoruz. Bu sebeple anestezi etkisi geçene kadar dişle birlikte uyuşan dili, dudağı ve yanağı ısırmamaya dikkat etmelisiniz. özellikle çocuklarda buna çok dikkat edin.

İşlemden hemen sonra yemek yiyebilir, bir şeyler içebilirsiniz. Ancak doğal dişlerinizde de olduğu gibi dolgu tarafında da çok sert gıdalar çiğnemeyin. (buz, sert şeker, havuç vb..)

Dolgu sonrasında soğuk sıcak hassasiyeti ilk bir kaç hafta çok doğaldır. Çürük ve yapılan dolgu ne kadar derinse hassasiyet süresi de o kadar uzun olur. Hassasiyet dolgu altına yerleştirilen ilaçlar sayesinde her geçen gün kendi kendine azalır. 3 hafta sonunda azalmayan bir hassasiyet, dişte gece ağrıları, kendi kendine başlayan ağrılar, ısırdığınızda yükseklik ve çiğnemede dengesizlik varsa lütfen bizi arayıp bir kontrol randevusu alınız.

Anesteziyi yaptığımız bölgede veya dolgu sırasında zedelenen dişeti alanında bir kaç gün rahatsızlık olabilir bu da kendiliğinden geçecektir. Tuzlu suyla gargara iyileşmenizi hızlandırır, kullanabilirsiniz.

Dilimiz çok hassastır en ufak bir farkı hisseder; yeni dolgunun şekline ve yüzey yapısına alışması için bir kaç gün geçmesi gerekir. Yapılan dolguda dişin kalan miktarı çok önemlidir. Eğer dişin %50 sinden fazlası doldurulmuşsa kalan sağlam diş yapısı çok büyük bir yük altına girer ve zamanla kırılması kaçınılmazdır. Yapılan dolgu dişin %60 ı veya fazlasıysa dolgudan sonra dişe kaplama yapılması gerekir. Porselen kaplama dişi birarada tutar ve sağlamlaştırır. Bu sayede diş ağızda uzun yıllarca sorunsuz ve sağlam şekilde kalır.

No Comment
Read More

1. Apse Ve Kist Operasyonları
2. Yirmilik Yaş (Akıl) Dişinin Çekilmesi
3. İmplant Tedavisi
4. Diş Çekimi

1-Apse ve Kist Operasyonları ( Apikal Rezeksiyon )

Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:

Diş kökünün yapı veya şekil bozukluğu sebebiyle kanal tedavisi’nin tam yapılamaması,
Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,
Diş kökünde kist oluşan vakalarda,
Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,
Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.

2-Yirmi Yaş Dişleri ve çekilmesi

Ağzımızda en son süren dişler yirmi yaş dişleridir. Genellikle yirmili yaşlarda sürdükleri için bu isimle veya akıl dişi olarak da adlandırılırlar. Bazı kişilerde de doğuştan hiç yirmi yaş dişi germi oluşmamıştır. Dolayısıyla bu kişilerde yirmi yaş dişleri hiçbir zaman sürmez. Ancak bazen bu dişler oluştukları halde sürme problemleri oluştururlar.

Yirmi yaş (Akıl) dişinin çekilmesini gerektiren haller nelerdir?

Çürük: Tükürük, bakteri ve yiyecek parçaları yeni çıkmakta olan dişin açtığı yuvada birikerek hem yirmilik dişi hem de yanındaki azı dişini tehdit eder. Ağrı ve enfeksiyona yol açan ve apseyle sonuçlanan ağır tablolar meydana gelebilir.

Dişeti hastalığı (perikoronit): Kısmen çıkmış bir yirmilik dişin, dişetinde bakteri ve yiyecek artıklarının depolandığı bir enfeksiyon odağı oluşur. Bu durum ağız kokusu, ağrı, ödem ve trismusa (ağzın tam açılamamsı hali) sebep olur. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna yayılabilir.

Basınç ağrısı: Sürme sırasında yer darlığı nedeniyle komşu dişlerde basınç oluşabilir ve sıkışmadan dolayı bir ağrı hissedilebilir. Bazı durumlarda bu basınç ödem ve şişmeye yol açar.

Protezle ilgili sebepler: Protez planlaması yapılan bir ağızda yirmilik dişleri hesaba katmak gerekir. çünkü, yirmilik diş çekildikten sonra değişen ağız yapısına göre yeni bir protez yapmak gerekecektir.

Kist oluşumu: Gömük bir dişin sebep olduğu kistik lezyon vakaları gözlenmiştir. Kistik lezyonlar kemik yıkımına, çene kemiğinde kendiliğinden oluşan kırıklara ve çevredeki dişlerin yer değiştirmesine ya da zarar görmesine sebep olur. Kemik yıkımını önlemek için diş çekilmeli ve kist temizlenmelidir. Nadiren bu kist çok geniş alanlara yayılırsa tümörlere dönüşebilir ve çene kemiğine kendiliğinden kırıklara sebep olabilir.

Ortodontik nedenler: Tamamlanmış bir diş arkında yer olmaması durumunda sürmekte olan yirmi yaş dişleri ark formunu bozacaksa çekilmeleri gerekir.

Dişlerin kök uçlarında gelişen enfeksiyonların giderilmesi için, iltihaplı kök ucu ve iltihabın yayıldığı çevre dokuların temizlenmesi için kanal tedavisi yapılamayan durumlarda uygulanan bir operasyondur.

3- İmplant Tedavisi

İmplant, eksik dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleridir. İmplant diş ve çene yapısını tamamen değiştirir. İmplant uygulamaları özellikle Uzman çene Cerrahları tarafından gerçekleştirilmelidir.

NOT: İmplant tedavisiyle ilgili detaylı bilgi İMPLANTOLOJİ bölümünde yer almaktadır.

4-Diş çekimi

Tüm bu çabalara karşın :
Tedavi edilemeyecek veya restorasyon yapılamayacak büyüklükte diş çürüklerinde,
İleri Periodontal (Dişeti) rahatsızlıklarında,
Diş köklerinde tedavi edilemeyen enfeksiyon ve apselerde,
Ortodontik tedavi amacıyla,
Malpoze (aşırı önde veya arkada bulunarak diş sırasında yer almayan) dişlerin,
Onarılamayacak kadar kırılmış diş ve diş köklerinin,
Gömülü dişlerin çekimleri yapılmaktadır.

Çekim sonrası;

Çekim yarasının üzerine konan tampon yarım saat kadar tutulmalıdır.
Bu tampon atıldıktan sonra, gerekmiyorsa tekrar tampon konmamalı, oluşan pıhtının bozulmamasına özen göstermelidir.
Ağız suyla çalkalanmamalıdır.
Hiç bir şekilde çekim yerine dokunulmamalı, yara bölgesi emilip tükürülmemelidir.
Çekim sonrası iki saat kadar bir şey yenmemeli, bu süre dolduktan sonra da mutlaka ılık şeyler tecih edilmeli ve çok sıcak ya da soğuk yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
24 saat sigara içilmemelidir. Sigara pıhtının bozulmasına ve yara yerinin iltihaplanmasına neden olabilir. Kuru soket denen bu durum uzun süre ağrıya sebep olur.
24 saat alkol alınmamalıdır.
Yaralı bölge 24 saat kullanılmamalıdır.
Ağrı olursa aspirin dışında bir ilaç tercih edilmeli, mümkünse bunun için hekime danışılmalıdır.
Çekim yeri mutlaka temiz tutulmalıdır.
Yara içerisine yemek artığı dolması önlenmelidir. çekimden 24 saat sonra, yumuşak bir diş fırçasıyla bölge yavaşça fırçalanmalıdır. Bu sırada ılık tuzlu su gargarasından da faydalanılabilir.
Kanamanın hafif bir sızıntı halinde 6- 24 saat sürmesi normal kabul edilmektedir.
Ancak aşırı bir kanama varsa ya da bu süre aşılmışsa mutlaka diş hekimine başvurulması gerekir.
Aynı şekilde, uzun süren ağrı şişlik durumlarında da hekime haber verilmelidir.
Sızıntı şeklinde devam eden kanamalarda, ıslatılmış bir çay poşeti, gazlı bezle sarılarak yara yerine konulabilir. Bu şekilde bir süre tampon yapmak, çayın içindeki bazı maddelerin kan durdurucu özelliği nedeniyle faydalı olabilir.

No Comment
Read More

Diş çapraşıklıklarının, çene ve yüzdeki iskeletsel bozuklukların önlenmesini sağlayan diş hekimliği dalıdır. Ortodontik sorunların nedeni kalıtımsal ya da gelişimsel yetersizliğe bağlı olabilir. Ayrıca, emzik ya da parmak emme gibi alışkanlıklar da sorunun oluşmasında etkilidir.

Ortodontik tedavi her yaşta mümkün müdür?

Ortodonti sayesinde diş çapraşıklıkları her yaşta tedavi edilebilir. Ama sorun iskelet yapısında ise erken yaşta tedavi çok önemlidir.

Dişlerdeki çarpaşıklıklar ne tip problemlere yol açar?

Dişteki çapraşıklıklar ve diş dizisindeki bozukluklar ağız bakımını zorlaştırdığı için diş çürüklerine neden olur. çenedeki dengesizlikler ise ağrılara ve fonksiyon yetersizliğine yol açar. Bu tip sorunlar psikolojiyi de olumsuz yönde etkileyebilir.

Ortodontik tedavi için en uygun yaş dönemi nedir?

Ortodontik tanı için en uygun yaş ilk daimi dişlerin çıkmaya başladığı 6-7 yaşları olmasına rağmen yaş sınırlaması olmadan her yaşta tedavi mümkündür.

No Comment
Read More

İmplantlar, genellikle vücut dokularıyla en uyumlu en az alerjik olan ve en az reaksiyon oluşturan madde olan titanyum dan yapılırlar. Yaklaşık olarak 30-60 dk. süren ve lokal anestezi altında yapılan bir işlem ile çeneye implant ( vida ) yerleştirilme operasyonudur.

İmplantın uygulanmasının yapıldığı durumlar hangileridir?

Bir veya daha çok diş eksikliği olan ve çenedeki boşluğun yanındaki dişlerin köprü yapmak için kesilmesinin istenmediği durumlar
Çenenin en arkasındaki dişin olmadığı ve dolayısıyla köprü yapılamayan durumlar. Bu durumdaki hastaların çoğunun hareketli (takıp – çıkarılan / kancalı ) protez kullanmak istememesi nedeniyle implant yapılarak daha kullanışlı olan implant destekli porselen köprü kullanılabilir

Tamamen dişsiz çenelerde total protez (damak) kullanılmasının mümkün olamadığı veya hasta tarafından istenmediği durumlar. Bu durumda her çeneye implant yerleştirilerek bu implantların üzerine çeşitli tarzlarda protezler yapılır.

İmplantların yerleştirilmesi için uygulanan tedavi aşamaları nelerdir?

İmplant tedavileri iki aşamadan oluşur:

1. Cerrahi aşaması; İmplantlar cerrahi yöntemiyle yerleştirildikten sonra ortalama 2 ila 4 ay beklenir. Bu bekleme süresi “osteointegrasyon” denilen implantın çene kemiğiyle biyolojik olarak kaynaşması için gerekli olan süredir.

2. İkinci aşama olan üst yapım (protez) aşaması ise ortalama bir haftada tamamlanır.

İmplantların avantajları nelerdir?

Her türlü total ve kısmi dişsizliğin giderilmesi,
Takıp çıkarılan protezler yerine sabit protez şansı,
Tek diş eksikliğinin komşu sağlam dişlere zarar verilmeden giderilmesi,
Başarılı uygulanmış ve hijyen kriterlerine uygun kullanılmış bir implantın uzun ömürlü olması,

Kimlere implant yapılması uygundur? Kısıtlamalar nelerdir?

Puberte (buluğ çağı) dönemini bitirmiş erişkinlere,
Genel sağlık durumu uygun olanlara,
Diyabet hastalığı olsa bile kontrol altında olanlara,
Çene kemiği yapısı uygun kalite ve miktarda olanlara ya da yeterli miktara ulaştırılabilecek potansiyelde sağlıklı kemik yapısına sahip hastalara üst yaş sınırlaması olmadan uygulanabilir.

No Comment
Read More